ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'i ziyaretinde Çin uygarlığının sembolü olarak görülen tarihi Gök Tapınağı'nı ziyaret etti.

Xinhua'nın haberine göre Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Pekin'in merkezinin güneyindeki tarihi tapınak kompleksini gezdi.

İki lider, tapınakta Çin imparatorlarının o yılının hasadının iyi geçmesi için dua ettiği yapının önünde birlikte fotoğraf çektirdi.

Ajanslar, “15. yüzyılda inşa edilen Gök Tapınağı, Çin uygarlığının kozmik düzene ve siyasi otoritenin bu düzendeki rolüne dair temel fikirlerinin mimari formlara dönüştüğü bir anıt niteliğinde.

Düz ve köşeli formların yeryüzünü, dairevi şekillerin gökleri temsil ettiği yapıların birleşiminden oluşan tapınak kompleksi, geleneksel Çin inancında yeryüzündeki dünyevi düzen ile göklerdeki ilahi düzen arasında uyum arayışını yansıtıyor.

Dünyada çatışmaların ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde Trump'ın ziyareti için Gök Tapınağı'nın seçilmesi, Çin tarafının, iki büyük gücün uyum içinde dünya barışı için çaba sarf etmesi gerektiğine yönelik bir mesaj olarak yorumlandı.” diyor.

Aslında Pekin’deki Gök Tapınağı, eski Türklerdeki Gök Tanrı inancı ile paralel bir dini anlayışı yansıtıyor.

Doç. Dr. Murat Öztürk, “İslamiyet’ten Önce Türklerin Din Anlayışı ve Gök Tanrı Dini “ başlıklı makalesinde “M.Ö. 1050-247 yılları arasında Çin’de hâkim yönetici hanedan olan Chou hanedanı, kaynakların verdiği bilgilere göre Gök Tanrı dinini kabul etmiştir. Chou hanedanının Türk kökenli olduğuna dair pek çok araştırma mevcuttur. Chou Hanedanı döneminde, Çin’de de görülen Gök Tanrı dininin Tanrısı, mutlak yaratıcısı olan Tanrı, Çince T’ien tabiri ile karşılanmaktadır. T’ien’ in orijinal manasının ise büyük adam yani, kuvvet ve nüfuz sahibi bir kimse olduğu fikrini ileri süren araştırmacılar vardır. Sinolog H.G. Creel’ e göre bu terim, hükümdarlar ve krallar için kullanılmıştır. Ve sonra, ölünce aynı kimselere verilen bir ad, büyük ruhlar ve buradan bulundukları yer yani, Gök anlamını içine almıştır. Böylece gök fikri önce büyük ruhların oturduğu yeri gösteren bir sembol şeklini almış, sonra Büyük Ruh yani, gök ve şahsi olmayan ve hükmeden tanrı fikrini doğurmuştur.” diye bilgi veriyor.

Buna göre “Göğe itaat eden kimse daima mükâfatlandırılır. Göğe itaat etmeyenler daima cezalandırılır. Çin kaynaklarında T’ien tabiri pek çok kez geçer. Bu kaynaklardan edinilen bilgilere göre T’ien teriminin aldığı bazı mânalar şu şekildedir:

*T’ien yere felaketler gönderir. T’ien cemiyetteki düzeni tespit etmiştir.

*O, faziletleri bilir, mücrimleri cezalandırır.

*T’ien faziletli insanların dualarını duyar. T’ien kötü insanları gözetler.

*T’ien benim halkım gibi görür, halkım gibi duyar.

*T’ien aşağıdaki insanları korur ve onlar için prensler ve öğretmenler yaratır.

*O, görünmez. T’ien aşağıdaki halka iyilikler gönderir. T’ien insanları sever. T’ien değişmez. T’ien soyut bir kader verir. T’ien şiddetle cezalandırır.

Chouların Türk olma olasılığı ve Chou metinlerinde geçen T’ien’ in, Gök Tanrı dininin Tengri’sinden farklı olmadığı görüşü ağırlık kazanmaktadır. Bunun yanında Göktürklerden önceki dönemlerde de Gök Tanrı dininin Türkler arasında kabul gördüğünü ve bu dinin özelliklerini yine Çin kaynaklarından öğrenmekteyiz.”

Göbeklitepe’de bulunan 12-13 bin yıllık T şeklindeki sütunlar da Tanrıyı temsil eder... Bilindiği gibi T harfi, Latin alfabesine de geçen Rünik Türk alfabesi kaynaklıdır.

Kısacası bugünkü Çin’e de hâkim olan kültür, değiştirilmiş olsa da T kökenlidir ve Gök Tapınağı da T’yi temsil eder.