Said Nursi'nin bazı talebelerinin Adnan Oktar'a övgüleri yeniden tartışma konusu oldu. Mehmet Fırıncı, Said Özdemir ve Mustafa Sungur,'un övgüleri: 'Muazzam kitaplar yazdı', 'imanın kuvvetlenmesine vesile oldu', 'küfre karşı Sedd-i Zülkarneyn oldun', 'kitapları elmas hükmünde'
Nurcular içinde “Gladyo bağlantısı” ve “yabancı istihbarata hizmet etme” tartışması sürerken Adnan Oktar’a övgüler sıralayan Nur talebeleri de gündeme geldi.
Said Nursi’nin bazı talebelerinin Adnan Oktar’a övgüde sınır tanımadığı görüldü. Sosyal medyada yayılan videoya göre Nur talebeleri, hayattayken Oktar’la sık sık görüşüyordu.
Mehmet Fırıncı, Said Özdemir, Mustafa Sungur gibi isimlerin Oktar’a yönelik iltifatları ve övgüleri Nurcular içinde bir kesimi de rahatsız etti.
‘ESERLERİNİN BÜYÜK FAYDASI GÖRÜLÜYOR’
Mehmet Fırıncı, bir etkinlikte kendisine “Adnan Oktar hocamızın eserlerini nasıl buldunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bilim teknik serisinin bir devamı manasında o eserler hakikaten insanlara iman cihetiyle büyük faydası olduğu görülüyor. Allah rast getirsin. İnsanlara inşallah hayra, iyiye, güzele kavuşturmaya vesile olsun.”
‘İMANIN KUVVETLENMESİNE VESİLE OLDU’
FETÖ’nün eski Emniyet imamı olduğu belirtilen Kemalettin Özdemir’in babası Said Özdemir de Oktar’ın bir müridinin kendisini ziyaretinde sorduğu “Harun Yahya hocamızın, Adnan Oktar hocamızın kitaplarını takip ediyorsunuz, çalışmalarını takip ediyorsunuz. Sizlere de selamını, sevgilerine getirdik.” demesi üzerine şunları söyledi:
“Efendim gerek Darwin nazariyesinin iptaline çok büyük gayret sarf etti ve bunun karşısında efendim siyornistler en büyük rakip oldukları halde hiç şey etmeden onu devam ettirdi. Kendisi de teknik ve fen ilimlerinde muazzam kitaplar Allah'ın varlığına ve birliğine ve onun doğrudan doğruya Esma ve sıfatlarının tecelliyatına ait olduğunu ilmen ispat etmesi ve bunun imanın kuvvetlenmesine vesile olduğu için çok takdir ve tebrik ediyoruz. Ve bu yolda onun da hizmetlerinin devamını arzuluyoruz. Bu ilmen yani fen noktasında ve efendim doğrudan doğruya bugünkü maddiyun ve tabiyyun mesleklerin iptaliyle insanların Allah'a yönelmesi cihetini ele alarak o şekilde beyan etmesi bugün muazzam bir hizmet olmuştur.”
SUNGUR’UN SÖZDE MEHDİ OKTAR’LA İLİŞKİSİ
Adnan Oktar’ın sahibi olduğu A9 kanalında Said Nursi’nin talebelerinden Mustafa Sungur’la ilgili yayınlanan bir videoda da Oktar-Sungur ilişkisi şöyle aktarılmıştı:
“Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin değerli talebesi Mustafa Sungur Ağabey'in önemli ve sırlarla dolu açıklamaları. Mustafa Sungur Ağabey, Sayın Adnan Oktar'la ilk karşılaşmasında Hazreti Mehdi Aleyhisselam'ın nur talebesi değil, bambaşka yapıda biri olacağını söylemiştir. Sayın Adnan Oktar, İstanbul'a ilk geldiği yıllarda Kılıç Ali Paşa Camii'nde arkadaşlarıyla sohbet ettiği bir sırada Mustafa Sungur Ağabey Camii'ye gelir. Adnan Oktar kendisine ‘Selamın aleyküm hocam’ der. O da ‘Aleyküm selam’ der ve ‘Kardeş, senin adın ne?’ diye sorar. Sayın Adnan Oktar'ın ismini ve soyadını öğrendikten sonra nereli olduğunu da sorar. Ve bu konuşmanın ardından Mustafa Sungur ağabey cebinden bir defter çıkartıp Adnan ve Oktar isimlerinden bir ebced hesabı yapar.
“Bu görüşme sırasında Sayın Adnan Oktar, Mustafa Sungur hocamıza ‘Hz. Mehdi nur talebesi mi olacaktır?’ diye sormuştur. Mustafa Sungur ağabey bu soruya o güne dek hiçbir nur talebesinden duyulmayan bir sırrı açıklayarak cevap vermiştir. ‘Hayır, Mehdi nur talebesi olmayacak dedi Bediüzzaman’… Adnan Oktar bunun üzerine ‘Nasıl olacak hocam?’ diye sormuş. Mustafa Sungur ağabey elini iki tarafa açarak, ‘Mehdi bambaşka olacak.’ diye cevap vermiştir. Yani Hz. Mehdi a.s. Nur talebelerine hiç benzemeyecek bambaşka bir yapıda olacaktır. Üstadımız Bediüzzaman hazretlerinin Mustafa Sungur ağabeye verdiği sır budur. Bediüzzaman Hazretleri Mustafa Sungur Ağabey'e ‘Mehdi Aleyhisselam'ı ben görmeyeceğim ama sen göreceksin.’ demiştir. Kuşkusuz bu açıklama, Hz. Mehdi aleyhisselamın asrımızda zuhur ettiğini ve görevini şu an sürdürmekte olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
“1986 yılında Sayın Oktar'ın milliyetçi ve mukaddesatçı çalışmalarından rahatsız olan bazı çevrelerin etkisiyle aleyhinde büyük bir komplo kuruldu. Bir gazetede yayınlanan röportajda yer alan ‘Türk kavmindenim, İslam milletindenim’ sözlerinden ötürü hiçbir haklı hukuki gerekçe olmadan tutuklandı.
OKTAR'IN KİTAPLARI ELMAS HÜKMÜNDEYMİŞ
“3 Temmuz 1986 tarihinde duruşmayı izlemeye gelen Mustafa Sungur ağabey, eski DGM'nin önünde, kalabalığın içinde Sayın Adnan Oktar'a şu güzel sözlerle seslenmiştir: ‘Ne mutlu sana, mazide, müstakbelde seni alkışlıyor.’ Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Risale-i Nur'un pek çok yerinde kendisinden Kahraman Sungur diye bahsettiği Mustafa Sungur ağabey 30 Ocak 2007 günü İstanbul'da bir sohbetinde Adnan Oktar'ın eserlerinin tüm dünyada büyük etkisi olduğunu ise şöyle ifade etmiştir: ‘Daha önce biz biraz geri duruyorduk. Risalelerden başka kitaplarla ilgilenmiyorduk. Fakat neşriyat, yayınlar aleminde Harun Yahya'nın eserlerinin elmas hükmünde olduğunu gördük. Maşallah. Sayın Adnan Oktar'a hitaben, 'Sen küfre karşı Sedd-i Zülkarneyn oldun. Seni aşıp bize gelemiyorlar.’
“Mustafa Sungur Ağabey, Sayın Adnan Oktar'la son karşılaşmasında ise Üstad Hazretlerinin, az talebelerinden olan arkadaşları ile kendi aralarında konuştuklarını söyleyerek şu önemli açıklamayı yapmıştır: ‘Ben, İttihad-ı İslam'ın oluştuğu dönemi göremeyeceğim. Fakat hepimizden daha sağlıklı olması sebebiyle, Abdullah Yeğin, İslam'ın bu parlak dönemini görecektir inşallah.’